Sayfada bulunan tüm yorumlar müşterilere aittir. Ürünlerin sonucu kişiden kişiye değişebilir ve yazılan yorumlar yazan kişinin sorumluluğundadır. Jinsei'nin iade süreci 30 gündür ve bu süreç içerisinde etkisini görmediğiniz taktirde iade edebilirsiniz.
Jinsei kolyeyi taktiktan sonra daha sihhatli ve dinç hissetmeye basladim. Alka Bilisim'in Bakirköy'deki ofisinden aldigim bu kolye hayatimda büyük degisikler yapti. Kendimi eskisinden daha güçlü ve saglikli hissediyorum. Eskiden uzun yola çiktigimda yol tutardi ve çok rahatsiz olurdum. Jinsei kolyeyi takmaya basladiktan sonra bu sorun tamamen ortadan kalkti. Uzun süre ayakta durmakta zorlanirdim artik çok daha rahat bir sekilde ayakta durabiliyorum. Tüm bunlar kendimi daha iyi hissetmemi sagliyor. Esime ve çocuklarima da aldim. Ayrica arkadaslarima, komsularima ve akrabalarima da aldirdim. Bu kolyenin insanlara çok faydali oldugunu düsünüyorum.
Kendimi çok yorgun hissediyordum kolyeyi kullanmaya başladıktan sonra dinçlik geldi kendimi çok daha genç hissediyorum. Manyetik alan beni çok ürkütüyordu çok şükür şimdi rahat ve mutluyum. Gerçekten her derde deva bi ürün herkese tavsiye ediyorum telefonum
YAKLAŞIK 2 SENEDİR KULLANIYORUM.ÇOK MEMNUNUM.ASLA BOYNUMDAN ÇIKARMIYORUM.ASKERE BİLE GÖTÜRDÜM.ÇOK FAYDASINI GÖRDÜM.ŞİDDETLİ BAŞ AĞRIMI VE KRONİK YORGUNLUĞUMU AZALTTI.HATTA TAMAMEN YOK ETTİ DİYEBİLİRİM.ALAN ASLA PİŞMAN OLMAZ.HEM DE ŞUAN ÇOK UYGUN FİYATA OLMASI DA DAHA CAZİP HALE GETİRMİŞ.ZAMANINDA GÜMÜŞ KOLYEYİ 250 TL VERİP ALMIŞTIM.HEM DE 2 TANE.BİR EŞİME BİR DE BANA.TOPLAM 500 TL VERDİK ZAMANINDA...KEŞKE ŞİMDİ Kİ KAMPAYALAR O ZAMANDA OLSAYDI.BİR TANE DE ANNEME ALIRDIM.GERİYE DÖNÜK BİR İŞLEM YAPIP 100 TL ZARARIMA KARŞILIK 150 TL DAHA VERİP BİR TANE DAHA VERSELER ÇOK MEMNUN OLURDUK.BELKİ BABAM BİLE ALIR.İLERDE 2 ÇOCUĞUMA DA ALICAM.ŞİMDİ ÇOK KÜÇÜKLER.7-8 YAŞLARINA GELSİNLER İKİSİNE DE HEMEN ALICAM.BU KAMPANYA O ZAMAN DA DEVAM EDER İNŞALLAH...
Yaklaşık 20 yıldır migren hastasıyım. Bürsürü tedavi yöntemleri denedim kullanmadığım ilaç kalmadı akapuntur yönteminide denedim ama bir sonuç alamadım, Sonra internette sayfaları karıştırken Migrene yardımcı kolye başlıklı konu dikkatimi çekti baktım ve açıkçası bir kolyenin benim yirmi yıllık hastalığıma çare olacağına inanasım gelmedi,arkadaşımın ısrarıyla inanmayarak sipariş verdim yaklaşık bir aydır Jinsei kolyeyi takıyorum ne migren ağrım kaldı ne yorgunluk hissi nede stress vallahi işe yarıyomuş benim gibi migren hastası olan kişilere sesleniyorum tereddüt etmeden hemen sipariş edip bu kolyeyi kullansınlar inanın pişman olmayacaksınız...
BAKIN BU ÜRÜNÜ KULLANIYORUM VE BANA PSİKOLOJİK OLARAK OLUYOR DİYEN OLDU YORUM YAPAN ÇOK OLUYOR BEN DE MİGREN VAR. HİÇ BİR ŞEKİLDE AĞRIM OLMADI İLAÇ KULLANMIYORUM VE ÇEVREMDEKİ MİGREN AĞRISI ÇEKEN KİŞİLERE DE TAVSİYE ETTİM VE KULLANIYORLAR BİR SORUN YAŞAMIYORLAR BU AĞRILARI ÇEKEN BİLİR. NE KADAR BAZI İNSANLARA SAÇMADA GELSE GÜZEL JİNSEİ KULLANMAYA BAŞLADIĞIMDAN BERİ MİGREN,RÜYA,UYKU DÜZENİ... GİBİ FARKLILIKLARINI YAŞADIM. BEN 200 TL ALDIM DEĞECEK BİR RAKAM. BU YAZIYI YAZMA SEBEBİM BENİM BU ÜRÜNÜN SATILIP SATILMAMASI GİBİ BİR FAYDAM YOK BEN ALDIM KULLANIYORUM FAYDASINI GÖRÜYORUM DİLERİM Kİ MİGREN HASTALARI DENESİN BENDE DENEMEK İÇİN ALDIM FAYDASINI GÖRDÜM TAVSİYE EDERİM İLAÇ KULLANMAKTANSA ACI ÇEKMEKTENSE KULLANIN DERİM. İYİ GÜNLER.
Bende herkes gibi bu kolyeyi tereddüt ederek aldım. Kolyeyi taktığım ilk gün hiç bir şeyin değişmediğini fark ettim. Acaba buna boşunamı para verdim diye düşündüm kendi kendime fakat ikinci gün fark ettimki daha önce on dakikada nefes nefese kalarak yaptığım işte artık nerdeyse bir saat sonra yorulmaya başladığımı hissettim.Ayrıca panik ataklığımda inanılır gibi değil ama kayboldu.Bunu kullanmadan nette yorum yapan isanlara soruyorum bu kolyeyi boynununza takıp teninize değecek şekilde en az üç gün kullanın sonra yorum yapın. Almanız şart değil ama kullanmadan yorum yapıp diğer insanlarıda teredütte bırakmayın.Bir aydır kullanıyorum dizlerimde ve diz kaslarımda epey bi ağrı vardı kolyeden sonra ağrı falan kalmadı inanmayan varsa bizzat kendi kullanmadan yorum yapmasın.Size şöyle anlatayım bundan 50 yıl gerisini düşünün teknojisi çok ileri derecede gelişmiş bir yerden Şahsın biri o zamana kadar hiç elektrik girmemiş bir kırsal kesime gitti diyelim yanındaki Kameralı Cep telefonun Fotoğraf çektiğini,sesli video çektiğni söylese ne derler ona yürü git işine ya ama o zaman imkansız olanlar ve hatta çok daha fazlası bir bir gerçekleşiyor ayrıca Filmlerde seyrettiğimiz ürünlerinde ilerleyen teknoliji ile tek tek bir çoğunun gerçekleşeceğini göreceksiniz.Buna inanmayanlar bundan 20 yıl önce Şahsın birine deseler al şu kibrit kutusu ile Japonya'daki arkadaşın ile birebir görüntülü konuşma yapacaksın yapacaksın ya benimle dalga geçmeyin der dimi ama şimdi bu mümkün,bu ürünün Reklamını yapmak gibi bi amacım yok ama kullanıp faydasını görüyorsam sessiz kalamazdım.Nette kullanmadan yorum yapanlara siz hangi devirde yaşıyorsunuz insanların 50 yıl önce hayal bile edemeceği bir çok şey bugün artık hayal değil gerçek oldu.Araştırmadan bi arkadaşınızda görmeden almayın.Kimbilir 20 yıl sonra daha neler çıkacak,Dünya'dan Mars'taki araca komut gönderip istediğmiz yöne gitmesini sağlamak pardon bu zaten şimdiden var hayal gücümüzü biraz daha fazla zorlayalım bakalım 20yıl sonra neler olacakmış.
ben bu kolyeyi alalı bir hafta oldu faydasını gördüm.dayanılmaz migren ağrılarımda azalma oldu.çok uyuduğum zaman aç kaldığım zaman başım müthiş ağrıyodu fakat bu ürünü kullanmaya başladım ,hepsi nihayet buldu.yalnız yakındığım bişey var firmanın müşterilerini takip etmemesi en azından ürünün faydası varmı gibi konularda sorulması takip edilmesi gerekir.ama bu güzel sonuç için ALLAH getirenlenlerden hizmete sunanlardan razı olsun.ileriye dönük daha başka faydalarını gördükçe paylaşıcam sıhhatle kalın...
yetkili arkadaşlara çok teşekkür ediyorum. ilk başta çok inandırıcı gelmiyordu açıkcası. ama denemekte fayda var dedim,yorumları okuyunca. yaklaşık 15 gündür kullanıyorum. panik atak denilen illetten kurtulmama yardımcı olduğunu söyleyebilirim. kendimi çok zinde ve dinamik hissediyorum. çok yoğun bir çalışma ortamında bana faydası olduğunu söylemek isterim.

Prof. Dr. Selim Seker, Yildiz Teknik Üniversitesinin Elektrik Mühendisligi bölümünü bitirmistir. Master ve Doktorasini ABDnin baskenti Washington D.C. de bulunan George Washington Üniversitesinde, 1978 ve 1982 yillarinda tamamlamistir. Prof. Dr. Selim Seker, 1982den beri Bogaziçi Üniversitesi, Elektrik-Elektronik Mühendisligi Bölümünde ögretim üyesidir. Çalisma konulari, Uzaktan algilama, Elektromagnetik Uyumluluk,EM Dalgalarin saçilmalari, propagasyonu , biyolojik etkileri, ve benzeri konulardir. CyberCom ABD, BBC Isviçre sirketlerinde,George Washington Üniversitesinde ve NASA da konusunda ileri düzeyde özgün bilimsel çalismalar yapmistir. Arastirma yaptigi konularda yayinlanmis 8 kitap, 12 Rapor, 91 konferans bildirisi ve 33 özgün makalesi evrensel bilime katkilarinin nicel bir ölçüsüdür. Prof. Dr. S.Seker, insanlarin elektromagnetik alanlar maruziyeti konusunda TSE için iki standart hazirlamis olup TUBITAK-MAM ve Telekomünikasyon Kurumuna konusunda danismanlik yapmistir.
Öncelikle insana ait dogal manyetik alani inceleyebilir miyiz?
Tüm maddeler, kalp, adale, beyin gibi organlar manyetik özellige sahiptir. Her mekânda tüm canlilarin içindeki ve disindaki tüm bosluklarda yüksek ya da düsük birer manyetik alan mevcuttur. Insan vücudunda her hücrenin kendine özgü elektrik devresi mevcuttur. O nedenle insan bir elektronik makine gibidir. Bu manyetik alan, biyoelektrik yüklerin hareketinden meydana gelir. Ve insani olusturan maddelerin manyetik alan sinyalleri hem birbiri ile hem de dünyanin manyetik alani ile uyum halindedir.
Dünyanin manyetik alani ile insana ait manyetik alan nasil bir uyuma sahip?
Örnegin, uzaya gönderilen astronotlarda görülen ve haftalarca sürebilen yorgunluk, adele agrisi, bas agrisi ve bas dönmesi gibi sebepler, dünyanin manyetik alani eksikliginden kaynaklaniyor.
Geceleyin dünya manyetik alani hücresel oksijeni arttirir, uykuyu destekler, iltihaplanmayi azaltir ve aciyi dindirir. Günes dogdugunda beraberinde getirdigi pozitif manyetik alan hücresel oksijeni azaltir, uyanikligi destekler, biyolojik iyilesmeye engel olur ve aciyi arttirir.
Kafamizin merkezde bulunan hormonlari, enzimleri ve bagisiklik fonksiyonlarini yöneten pineal bezi manyetik kristallerden olusan bir manyetik organdir. Manyetik enerjiye çok duyarli olup ona has bir madde olan melatonin hormonu, geceleyin ortaya çikar.
Dünyanin manyetik alani tüm tabiatla uyum içindedir.

Dünyanin manyetik alani daha baska nelerle uyum içinedir?
Örnegin arilar, yerin manyetik alanini ve günlük degisimlerini kullanarak, bulunduklari konumu tespit ediyorlar. Göçmen kuslar, baliklar gibi canlilar da yön bulmada dünyanin manyetik alanini kullaniyorlar. Fakat insanlarin ürettigi yapay alanlar dogal olandan çok çok fazla (örnegin 1000 kat) oldugundan dogal yasam olumsuz etkileniyor.
Öyleyse elektromanyetik kirlilik dedigimiz sey, bu dogal manyetik alanin bozulmasindan ileri geliyor. Elektromanyetik kirlilik için kitabiniz “cep telefonunun zararlari” temali olmus. Niçin özellikle cep telefonunu seçtiniz?
Türkiye’deki cep telefonu abone sayisi 67 milyon, yani nüfusu kadar. Cep telefonu sayisi ise 114 milyon, yani nüfusun bir buçuk kati kadar. Baz istasyonlari sayisi ise simdilik 36 bin.
Yani ciddi bir tehdit altindayiz.
Birazdan basliklar halinde inceleyecegiz ama genel olarak cep telefonun zararlari neler?
Olumsuz etkileri genel olarak ikiye ayirabiliriz. Birincisi bas agrisi, yorgunluk uykusuzluk gibi kisa zamanda hissedilen etkilerdir digeri ise moleküler ve kimyasal baglara, hücre yapisina, vücut koruma sistemine yaptigi uzun sürede ortaya çikabilen etkilerdir.
Cep telefonlari devamli kullanildigindan, vücuda zararlarinin telafisi için imkan vermiyoruz. Diger cihazlarin zararli etkileri kullanimlari kisa süreli oldugundan vücut tarafindan tolere edilebiliyor, kullanilmadiklari sürece vücut yan etkileri bertaraf edebiliyor.
Kisa ve uzun vadede belli basli etkileri nelerdir?
Yapilan arastirmalar sonucunda olumsuz etkilerin bazilarini su sekilde siralayabiliriz.
DNA Üzerinde Hasar
• Elektomanyetik alanlara maruz kalmak belirli hücre tiplerinde gen, DNA ve kromozomlar üzerinde hasara yol açabilir.
• Cep telefonu kullaniminda kulakta ve beynin, telefonun oldugu bölgesinde yogunlukta olmak üzere isi artisina sebep olmaktadir. Bu isi artisi hücre yapisinda etkilesime sebep olur.
• Bagisiklik sistemini zayiflatir.
• Kirmizi kan hücrelerinde deformasyona yol açar.
Uykusuzluk ve Depresyon
• Elektromanyetik alanlara asiri hassasiyet sonucu fiziksel rahatsizliklarin görülebilir. Yani bas agrisi, halsizlik, stres, uyku bozuklugu, ciltte yanma ve batma hissi, aci, alerji, göz yanmasi, kalp ritim bozuklugu, denge kaybi, depresyon egiliminde artis, konsantrasyon bozuklugu ve benzeri problemler olusabilir.
• Gece uykusuzluklari yapabilir. Çünkü melatonin salgilanmasini azaltarak uyku ritmini bozabiliyor.
• Insan beyninin elektriksel devrelerine etki ettiginden nörolojik ve davranissal rahatsizliklara sebep olabilir.
• Beyin tümörü ve akustik nöromaya (duyma sinirlerinde tümör) sebep olabilir. Örnegin beyin tümörü riskinin 5 kat arttigi yine bir bilimsel arastirmanin sonucudur.
• Beyin hücrelerinin ölümüne yol açar ve kan ile beyin arasindaki koruyucu duvara zarar verir. Dolayisiyla beyni disaridan gelen zararli etkilere açik hale getirir.
• Çocukta kansere sebep olabilir. Çünkü çocuklar daha çok etkilenir. Bir yetiskine göre, rahatsizlanma olasiliklari daha yüksektir.
• Alzheimer hastaligina ve meme kanserine sebep olabilir.
• Sperm sayisini azaltabilir.
Peki bunda direk bir kesinlik var mi? Örnegin her cep telefonu kullanan kanser olur gibi bir sonuca varamayiz degil mi?
Cep telefonu yasamimiza yeni giren bir teknoloji. O nedenle kesin sunu yapar diyemiyoruz. Ancak tüm bunlar çesitli bilimsel arastirmalarla desteklenmis bulgulardir.
Olasi etkiler kisiden kisiye degisebilir mi?
Olasi etkiler çok seye göre degisebilir. Bunlari kitabimda detayli bir sekilde anlatmaya çalistim, ama özetle bu etkiler; elekromanyetik alanin frekansi, siddeti, uzakligi, maruziyet süresi, vücudun elektiriksel özellikleri gibi degiskenlere baglidir.
Ayni zamanda bir yetiskine oranla bir çocuk çok daha fazla etkilenecektir.
Selim Bey, bu arada saydiklarinizin içinden bas agrisi, depresif hal, uyku bozuklugu gibi rahatsizliklarim oldu. Bunu ben radyasyona bagladim çünkü özellikle cep telefonunu ve kablosuz interneti saatlerce kullanmamla gelisti. Zaten size ilk ulasmam, bu konu hakkinda arastirma yaptigim vakte denk gelir.
Evet, bu gibi rahatsizliklar radyasyonun kisa vadedeki etkileridir. Uzun vade etkilerindeki artisi önümüzdeki yillarda maalesef hep birlikte görecegiz.
Elektromanyetik alanlara maruz kalmanin DNA ve kromozomlar üzerinde hasara yol açabilecegi yönünde deneyler yapilmis mi?
1995 yilinda Lai ve Singh’in fare beyin üzerinde yaptigi çalisma ile bunun kanitlanmasinin ardindan pek çok arastirmaci daha bu konu üzerinde çalisti. Avrupa Komisyonu tarafindan finanse edilen “Reflex Projesi” bu arastirmalardan en kapsamlisidir.

Peki bu Reflex Projesi nasil gerçeklestirilmistir, sonuçlari neler olmustur?
REFLEX Projesi, insan hücrelerinin belirli sürelerde 0,3 ila 2,0 Watt/kg’lik elektromanyetik dalga siddetine maruz birakilmasi ve daha sonra bu hücrelerin genetik yapilarinin aldigi zararin modern moleküle biyolojik metotlarla arastirilmasi yoluyla gerçeklesmistir. Bu yogunluk ortalama bir cep telefonunkiyle ayni siddettedir.
DNA Zincirinde Kirilmalar
Reflex Projesinin sonuçlarina göre cep telefonlari çesitli insan hücre tipi hücrelerinde dogrudan kanser yapma potansiyeline sahip çiftli ya da tekli DNA zinciri kirilma olayina yol açmakla kalmiyor. DNA molekülünü tasiyan kromozomlarda bozulmalara ve kanser olusumuna yol açtigi bilinen bazi genlerin aktivitelerinde de degisiklige yol açabiliyor. Ve kanser olusumunun baslangici sayilan kontrolsüz hücre bölünmelerini hizlandiriyor.
3G ile Artacak Olan Tehlike
Bu arastirma özellikle cep telefonu ile yasamimiza giren 3G teknolojisine de deginilmistir. Reflex arastirmasinin proje baskanligi yapmis olan Prof. Franz Adlkofer Ekim 2007’de yaptigi basinç açiklamasinda DNA üzerinde UMTS’nin (yani 3G) ikinci nesil teknolojiye göre 10 kat daha etkili oldugu ve kansere sebep olma ihtimalinin yüksek oldugunu bildirmistir. Bakiniz.
3G teknolojisi ülkemize yeni girmis bir teknoloji. Genelde basinda görüntülü konusma ve mobil interneti daha hizli hale getirme gibi avantajlari ön plana çikariliyor.
Maalesef basinimiza göre her sey harika, her sey süper. Çevre ve insan sagligi pek düsünülmüyor. Bakiniz; bu teknoloji ile beraber baz istasyonlari sayisi artacak. Örnegin Ingiltere’de 50-70 bin civarinda bas istasyonu kuruldu. Türkiye de asagi yukari Ingiltere büyüklügünde bir ülke; buraya da ayni sayida yeni istasyonlar kurulmasi istenecektir.
Baz Istasyonlarindaki Beklenen Artis

Peki diger ülkelerde baz istasyonu sayisi artiyor iken, belli bir tepki yok mu?
Örnegin Ingiltere’de yayinlanan Elektor- Electronics dergisi, Haziran 2005 sayisini GSM,UMTS, 3G, WLAN, DECT’lerin radyasyon zararlarina ayirdi. Yine Hollandalilar 2003 yilindan beri 3G(UMTS) baz istasyonlariyla yasamak zorundalar. Ülkede vatandaslar 3G baz istasyonu kurulmasina karsi sosyal girisimlerde bulunmaktadirlar.
Bizler ne yapabiliriz ki?
Baz istasyonlarinin saglimizi tehdit edenlerini kaldirtabiliriz! Önümüzdeki günler 3G baz istasyonlarinin kurulmasi ve yeni davalarin açilmasina gebe görünüyor. Cep Tehlikesi adli bir kitap yayinladik. Kitabimizin hukuk danismani avukat Inan Kaya sizler için “Hukuki Yollarla Baz Istasyonlarini Nasil Kaldirtabilirsiniz” rehberi hazirladi. Ayrica bu konu hakkinda www.baztehlikesi.com sitesinden de bilgi ve destek alabilirsiniz.
Yasadigimiz yerlere yakin olmasi sorun teskil ediyor. Haberlerde görüyoruz örnegin bir okulun yanina konuslanmis bir baz istasyonu olabiliyor.
Okul, hastane ve yerlesim yerleri yakininda baz istasyonlari olmamali. Örnegin Hollanda’da baz istasyonlari yakininda yasayanlarda uyku bozukluklari, bas dönmesi, bitkinlik, mide bulantisi, kalp çarpintisi, kulak çinlamasi gibi bir çok rahatsizliklar görülür.
Yani 3G’nin getirdigi kolayliklar çok cazip olarak pazarlaniyor. Ancak su bir gerçek ki hem ülkemizde hem de dünyada radyasyon orani gittikçe artiyor.

Içim karardi. Peki bagisiklik sistemimiz bu negatif etkiyi nötralize edemez mi, dengeleyemez mi?
Vücudun düzenleyici mekanizmalari bir noktaya kadar etkisiz hale getirebilir ama günlük dozun asilmasi ve uzun süreli kullanimda olusacak hasar kalici olacaktir.
Örnegin cep telefonlarinin genetik sifre üzerindeki etkileri son derece kalicidir. Çünkü bu bozulma üreme hücrelerinde gerçeklesir ise (erkekte testis, kadinda yumurtalik) genetik bozulmalar (DNA’daki) sonraki nesillere de geçebilecektir. Ancak zarar makul boyutta ise, genetik yapi kendi kendini onaran bir mekanizma oldugu için tamir edilebilir.
Günde 1 Saat Risk
Peki bu günlük doz, ne kadar süre cep telefonu ile konusulur ise asilmis olur ve risk tasir?
Bazi bilim adamlarina göre günde 1 saatlik bir konusmanin uzun vadede ciddi bir risk olusturdugu görüsünde. Yine bazi bilim adamlari ise günlük 2 saatlik cep telefonu konusmasinin dahi beyin hücrelerine zarar verebilecegini vurguluyor.
Peki cep telefonun zararlarini en aza indirmek için neler yapabiliriz?
Cep telefonu görüsmeleri olabildigince kisa tutulmali. Ve cep telefonunu kablolu kulaklik ile kullanmak daha saglikli olacaktir. Eger kulaklik yoksa, aradiginiz kisi telefonu açincaya kadar telefonu kendinizden uzak tutabilirsiniz. Ve arama yerine SMS atabilirsiniz.
Cep telefonu görüsmelerini çocuklarinizdan olabildigince uzakta yapabilirsiniz. Hamile olanlar çok acil durumlar haricinde cep telefonundan uzak dursunlar.
Geceleri yatarken mutlaka cep telefonunuzu kapatin. Çünkü biyolojik ritminizi alt üst edebilir.
Cep telefonunu kalp, beyin, cinsel organlar gibi son derece hassas bölgelerden uzakta tasiyin.
Ayrica aldiginiz cep telefonlarinin SAR degerinin düsük olmasina dikkat edin.
SAR degeri dediginiz sey nedir?
SAR degeri vücudunuza bir cep telefonundan ne kadar radyasyon yayildigini belirleyen bir deger olup telefondan telefona degisir. Piyasadaki cep telefonlarinin SAR degerlerini internetten bulmaniz çok kolaydir. Bakiniz.
Laptoplar, Kablosuz Internet Risk
Cep telefonu haricinde radyasyon yayan diger cihazlar hangileridir?
Televizyonlar, bilgisayar monitörleri, laptop (diz üstü bilgisayarlar), oyun setleri, mikrodalga firinlar, saç kurutma makineleri, elektirikli battaniyeler, çamasir –bulasik makineleri gibi tüm bildigimiz elektirikli cihazlar hem elektirik hem de manyetik alan yayarlar.
Yine kablosuz internet, kablosuz bebek alarmlari büyük risk tasiyor.
Fisleri Çekin!

Peki elektirikli cihazlarin radyasyonundan korunmak için neler yapabiliriz?
Örnegin, televizyon ekranina en az 2 metre uzaktan izlenmeli, saç kurutma makinasi az kullanilmali, elektirikli radyolu saatler, telesekreterler ve benzeri aletler yatak odasinda bulunmamalidir. Ve çalisir halde cep telefonu bulundurmayin.
Televizyon veya bilgisayarlarin arkasina 1.5 metreden daha fazla yaklasilmamali ve arkasi kullanilmayan bir alana yönlendirilmelidir. Manyetik alan duvarlardan geçebildigi için bina disina dogru gelmesi saglanabilir.
Bunun yaninda toprakli iletken filtreler araciligi ile bilgisayar monitörlerinin yaydiklari elektirik alanlar azaltilabilmektedir. Ve bu filtreler monitör parlamasini önler.
Ayrica dizüstü bilgisayarlar kucaga almak yerine uygun bir mesafede masa üstüne koymak daha saglikli olacaktir.
Ve mutlaka eger kullanmiyorsak elektirikli aletlerini kapali tutun ya da fisten çikarin.
Ben söyledikleriniz dogrultusunda yasamimda küçük degisiklikler yapmaya basladim bile. Özellikle cep telefonu için kulaklik kullanmaya basladim. Evde kullanilmiyorsa elektirikli aletlerin ve koblosuz internet modeminin fisini çekiyorum. Hatta bilgisayarda yazi hazirlarken bile uzun süre kalmak yerine araliklarla basina oturup islerimi hallediyorum. Selim Bey çok tesekkür ederiz bilgilendirmeleriniz ve olayin daha ciddi boyutunu gösterdiginiz için.
Ben de tesekkür ederim Burçin Hanim. Kamuoyu bu gerçekleri bilmeli. Iyi çalismalar diliyorum.
Bu röportaj İndigo Dergisi için Burçin İrven tarafından yapılmıştır.
Talebiniz alınmıştır. İlginize teşekkür ederiz.